VEDASIZ VEDALAR

26.07.2024 İnsan, öncelikle kendi içerisinde yaşattığı kişiyle veda etmeli. Hayalleriyle, umutlarıyla, sevgi sözcükleriyle, acıyla ve daha nice duygularla vedalaşmalı. Çünkü vedasız vedalar, kalanların içini çürütüyor. Bağını koparamayan insanlar, kendi yollarında ilerleyemiyor. Yaşamayı hayal ettiği duyguların altında eziliyor. Kim elini uzatsa, yardım etmek için karşılık bulamıyor; bulsa bile, çoğu zaman işler yolunda gitmiyor. Vedalaşılamayan insan, kalpte…

Unutmak Ne Büyük Nimet Aslında

Geçtiğimiz günlerde şöyle bir soruyla karşılaştım: “Şimdiye kadar sizin için en büyük hediye nedir?” Bu soru beni derin düşüncelere sevk etti. Bizler için en büyük hediye ne olabilir? Kendi adıma konuşmam gerekirse, şükrettiğim en büyük nimetlerden biri unutabilme yeteneğim. Hayatımda yaşadığım çalkantılı dönemleri, kişisel anlaşmazlıkları ya da içsel çatışmaları unutabilmek benim için büyük bir lüks….

O, Kocaman Bir Bahane Olmayı Seçti

Bahanelerin hiçbir hükmü yoktu.Sevseydi, her şeyi yapardı.İsteseydi, zifiri karanlıkta bile bulurdu seni.Sevseydi gerçekten,hiçbir şey yük gibi gelmezdi ona.Gerçekten sevseydi,uzaklar yakın olurdu. Hasret, yük değil;kavuşma ümidi olurdu ona.Kendinden bile çok severdi seni.Kaçmazdı çeşitli bahanelerle.Zifiri karanlıklarına ışık olurdu.Sevgisiyle aydınlatırdı kalbini.Huzur olurdu,aile olurdu,aşk olurdu,yaşam olurdu. Ama onun,bunların hiçbirini olmaya cesareti yoktu.O, kocaman bir bahane olmayı seçti. Bir kalp…

İÇ SESİNİZE KULAK VERİN!

Geceleri başınızı yastığı koyup huzurla uyuyabilmek için, gündüzleri iç sesinize kulak verin. Her şey yanılabilir! Ancak iç sesiniz asla yanılmaz ve hayat boyu öğreticiniz olarak size eşlik eder.

Yoğun bir şekilde çalışmaya devam ettim.

Covid-19 pandemisinin getirdiği değişikliklere nasıl uyum sağladınız? Evlere kapanmalar, tedbirler almalar, temastan kaçınmalar vs. vs. Benim hatırladığım yoğun bir şekilde çalıştığım ve covid-19 yakalandığımda kemiklerimin bile ağrımasıydı.

Rüzgâra Bırak: İzleyici Kendini Rüzgâra Bırakamadı.

Başrolünü Hande Erçel ve Barış Arduç’un paylaştığı, Ceylan Naz Baycan’ın senaryosunu kaleme aldığı ve Engin Erden’in yönettiği Rüzgâra Bırak filmi, 14 Şubat Sevgililer Günü’ne özel büyük bir beklentiyle vizyona girdi. Ancak, beklentilerin aksine, film izleyicilerden olumsuz eleştiriler aldı. Filmin konusu ve işleniş tarzı, çoğu izleyiciyi tatmin etmedi. Hikâye, klasik bir temaya dayanıyordu: Özgür ruhlu, yakışıklı…

Huzurlu hissetmek her zaman işe yarar

Huzurlu olmak kolay elde edilecekmiş gibi gözüken ancak kimsenin tam anlamıyla yaşayamadığı bir duygudur. Azıcık bile huzurlu hissetsem o gece yüzümde tebessüm mışıl mışıl uyurum.

Gelecek planı yapan çocuklar olamadık

Beş yaşına dair gelecek planı kurduğumu ya da meslek seçtiğimi hatırlamıyorum. Hatırladığım arkadaşlarımla umursamazca koşuşlar ve yere uzanıp gökyüzünde ki bulutları bir çok figüre benzettiğimiz günler. Güzel günler, güzel günler, güzel ama kısa süren günler…