Dünyadan bi haber yaşardık

İnternet öncesi hayatı hatırlıyor musunuz? İnternetsiz günler ne güzel günlerdi diye geçmişi anmak güzel ancak bana göre iletişim açısından lüks bir dönemde yaşıyoruz. Misal bu soruyu görüp anında cevaplayıp değerli okuyuculara ulaşmak harika bir duygu. Çocukluğumu hatırlıyorum da yeni televizyon gelmiş, üç beş kanal ya var ya yok ve televizyon haberleri olmasa dünyadan bi haberiz….

Dert dinleme mıknatısı olabilirim

Hangi konularda iyisiniz? Hepimizin yaratılıştan gelen belirli özellikleri var. Zamanla kimi gelişiyor, kimi de kayboluyor. Bu soruyu biraz genişletelim ve iyi olmadığımız özelliğimizi de dile getirelim. Benim iyi olduğunu düşündüğüm özelliğim; dert dinleme ve çözüm üretmeye çalışma konusudur. Eğer enerji, çekim gücü vs. konularla ilgiliyseniz, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Çünkü insanların, kilometrelerce öteden…

Her şeye sahip olmak gerçekten mümkün mü ?

“Her şeye sahip olmak” sizin için ne anlama geliyor? Ulaşılabilir mi? Hepimiz hayallerimizi gerçekleştirmek için yaşıyoruz çoğu zaman. Ancak hayallerimizi gerçekleştirebildiğimiz kadar var olabiliyoruz. Her şey kavramı fazlasıyla geniş ve korkutucu bence, kibri ve bencilliği çağrıştırıyor sanki. Her şeye sahip olabilmek için ne kadar çaba gösterilse de bunun mümkün olabileceğini düşünmüyorum. Yaradılaştan bu yana mükemmel…

İstesem de konuşamayacağım biriyle

Yakında kiminle konuşmak istersiniz? Hep derler ya, insan yanındakinin kıymetini bilmezmiş diye… Bizimki de o hesap. Yanımdayken sormak isteyip de soramadığım o kadar çok şey vardı ki… Hatta ayrı düştükten sonra sormam gerektiğine inandığım, kafamda oluşan sorularım. Kıymet bilmedik diye mi ayrı düştük? Bunun cevabını, yıllar geçmesine rağmen bulamıyorum. Belki de kaderin bizler için oynadığı…

Kişisel eşya cimrisi olabilirim.

En çok hangi kişisel eşyalarınıza değer veriyorsunuz? Bence problem kişisel eşyasını paylaşmak istemeyenlerde değil. Adı üzerinde “kişisel” bana ait olan ve olduğunu düşündüğüm her eşyaya değer veririm. Bu konu da paylaşımcı değilim. Eğer bana ait olan bir eşyayı beğenip dile getiriyorsanız aynısını temin edebilirim ancak ben de olanı almanıza izin vermem.

Mirastan çok mirasçılar önemli değil mi ?

Geride bırakmak istediğiniz miras nedir? Herkes arkasında bir iz bırakmak ister. Ancak günümüzde bu pek mümkün gözükmüyor. Geriye dönüp baktığımda bizlerden önceki mirasçıların mirasları unutulmaya yüz tutmuş. Soruyorum sizlere hangimiz bırakılan, maddi manevi değerlerimize layığıyla sahip çıkıyor? Ya da mirasçıları hatırlıyor? Eli elin parmaklarını geçmeyecek kadar az. O yüzden miras bırakmak değil de o mirasa…

Fedakar olmaya gerek yokmuş

Hayatta ne gibi fedakarlıklar yaptınız? Herkes hayatının belirli dönemlerinde önemli olduğunu düşündüğü insanlar için fedakarlık yapmıştır. Ancak kendi adıma söylemeliyim ki benim yaptığım şeyler fedakarlıktan ziyade kendimden ödün vermek olmuş. Bugünlerde hayatın bana öğrettiği en önemli şey, fedakar olmaya gerek olmadığı çünkü herkese hakettiği gibi davranıldığında olması gereken zaten oluyormuş.

VEDASIZ VEDALAR

26.07.2024 İnsan, öncelikle kendi içerisinde yaşattığı kişiyle veda etmeli. Hayalleriyle, umutlarıyla, sevgi sözcükleriyle, acıyla ve daha nice duygularla vedalaşmalı. Çünkü vedasız vedalar, kalanların içini çürütüyor. Bağını koparamayan insanlar, kendi yollarında ilerleyemiyor. Yaşamayı hayal ettiği duyguların altında eziliyor. Kim elini uzatsa, yardım etmek için karşılık bulamıyor; bulsa bile, çoğu zaman işler yolunda gitmiyor. Vedalaşılamayan insan, kalpte…

Unutmak Ne Büyük Nimet Aslında

Geçtiğimiz günlerde şöyle bir soruyla karşılaştım: “Şimdiye kadar sizin için en büyük hediye nedir?” Bu soru beni derin düşüncelere sevk etti. Bizler için en büyük hediye ne olabilir? Kendi adıma konuşmam gerekirse, şükrettiğim en büyük nimetlerden biri unutabilme yeteneğim. Hayatımda yaşadığım çalkantılı dönemleri, kişisel anlaşmazlıkları ya da içsel çatışmaları unutabilmek benim için büyük bir lüks….

O, Kocaman Bir Bahane Olmayı Seçti

Bahanelerin hiçbir hükmü yoktu.Sevseydi, her şeyi yapardı.İsteseydi, zifiri karanlıkta bile bulurdu seni.Sevseydi gerçekten,hiçbir şey yük gibi gelmezdi ona.Gerçekten sevseydi,uzaklar yakın olurdu. Hasret, yük değil;kavuşma ümidi olurdu ona.Kendinden bile çok severdi seni.Kaçmazdı çeşitli bahanelerle.Zifiri karanlıklarına ışık olurdu.Sevgisiyle aydınlatırdı kalbini.Huzur olurdu,aile olurdu,aşk olurdu,yaşam olurdu. Ama onun,bunların hiçbirini olmaya cesareti yoktu.O, kocaman bir bahane olmayı seçti. Bir kalp…