Göz Göre Göre Gelen Kayıp

Habere göre 19 Ocak 2024 yılında 27 yaşında ki sözleşmeli er 17 yaşında ki sevgilisini ruhsatsız tabancasıyla öldürüp intihar süsü vermeye çalıştı. Duruşma 19 Ağustos 2025 yılında görüldü. Maktulenin annesi “Kızım üç yıldır kurtulmaya çalışıyordu.” Diye açıklama yapıyor. Neler yaşadıklarını ya da ölen kız çocuğunun davranışlarını tabi ki bilmiyoruz. Ancak o yaşta ki bir çocuğun kendinden yaşça büyük biriyle beraber olması mantığıma aykırı geliyor. Bu kız çocuğu katil zanlısıyla tanıştığında sadece 14 yaşındaymış ve bu durum çocuğa istismar niteliği taşıyor. Anne evladını tümüyle kaybetmek istememiş sesini çıkaramamış olabilir.
Peki sonuç ne oldu? O katilin ruhsatsız tabancasından çıkan kurşunla bir can gitti. Bazı yorumları okuduğumda insanlarımızın neyle beslendiğini bu kafaya nasıl eriştiklerini gerçekten çok merak ediyorum. On yaş farkın fazla olmadığını ve kendi eşleriyle aralarında ki yaş farkından bahsediyorlar. Yahu tamam yaş farkı olur da bu şekilde değil. Bireyler erişkin olur biri 20 değeri 30-40 ama bu olayda mevzu yaş farkı değil ki! Bir çocuğun korunamaması…
14 yaşında ki bu çocukla bu adam nasıl temasa geçti? Maktule bir kafede garsonluk yaparken. Bir çocuğun kafede garsonluk yapması ne demek? Büyük büyük cümleler kuruyor gibi gözükebilirim ama inanın ki bir eli yağda bir eli balda bir çocuk olarak büyümedim ve maddi sıkıntılar çok yaşadım. Ancak tecrübelerim bana şunu öğretti. Açlıktan ölünmüyor ve zor günler bir gün bitiyor. O yaşta ki çocuğun çalışma hayatında olması kanunen ve vicdanen kabul edilemez bir durum.
Sadece bu konuyla ilgili söylemiyorum; ülkemizde eleştirilmesi gereken o kadar çok şey var ki… Hepimiz şahit olduk işte: Pırıl pırıl bir evlat bu dünyadan koparıldı.
Geriye dönüp baktığımda, katil zanlısı, 14 yaşındaki bu kız çocuğuyla evet, özellikle vurgulamak istiyorum, kız çocuğuyla tanışıldığında, hiç kimse çıkıp tek kelime söylemedi mi?
“Bu kız daha çocuk! 24 yaşında koca adamsın, işinde gücündesin; git, kendinle yaşıt birini bul.” demedi mi?
Eğer demedilerse, bu olayı en başından bilen ve sesini çıkarmayan herkese yazıklar olsun.
Hadi bir de olaya tersten bakalım: Diyelim ki 14 yaşındaki kız çocuğu bu adamın peşine takıldı.
Maalesef genellikle böyle durumlarda yaşı küçük olan suçlanır ve “Peşimi bırakmadı.” denir ya… Hadi öyle olsun.
Peki, kimse çıkıp da “Kızım, bu adam senden 10 yaş büyük. Sen daha çocuksun. Kendi akranlarınla arkadaşlık kurman daha sağlıklı.” demedi mi?
Eğer demedilerse, onlara da yazıklar olsun…
Yazdıkça sinirleniyorum. Çünkü kimse haddini bilmiyor. Her şey herkese çok kolay geliyor.
İstedikleri her şeyi elde edebileceklerini ve tehditle insanları ömür boyu yanlarında tutabileceklerini sanıyorlar.
Artık haddini bilmeleri gerektiğini siz de düşünmüyor musunuz?
Bence sizler de benimle aynı fikirdesiniz. Bu olay ne ilk ne de son olacak gibi görünüyor. Çünkü dünya giderek negatif yönde değişiyor ve bizler artık güvensiz bir ortamda yaşamaya mecbur kalıyoruz.
Haddim olmayarak yazımı küçük bir tavsiyeyle bitirmek istiyorum:
Sizi sizden iyi tanıyan kimse olamaz. Sizi sizden başka kimse tam anlamıyla koruyamaz.
O yüzden kendinize ve ailenize önce siz sahip çıkmalısınız. Çünkü günün sonunda, ateş düştüğü yeri yakıyor.

Yorum bırakın